Ahmet Ümit’in hayranlık uyandıran akıcı anlatımını değişik bir kalıpta görmeye ne dersiniz? “Ninatta’nın Bileziği” adlı romanında, Ümit, Hititler zamanında geçen bir yasak aşk hikâyesini, o zamanın tabletlerinin tercümelerinde rastladığımız epik şiirsel kalıpta, zaman zaman hüzünlenip, bazen de coşkuyla yoğrulan bir anlatımla sunuyor. Aşkın her iki tarafı da yakan alevinin etkisini hayatınızda bir kez olsun hissettiyseniz, kitapta olup bitenler arasında zaman zaman hayatınızdaki olayların antik benzerlerine rastlayabilirsiniz. Hititli soylu bir aileden gelen Ninatta’nın, komutan Nuvanza’ya olan aşkının mantık ve umuttan yoksunken bile, beklenenin aksine daha da bir güçlenerek yanan ateşi, Kadeş Savaşı ve toplumun baskısından nasibini alsa da, bu kitapta ölümsüzleşmiş. Üç bin üç yüz yıldır devam eden bu sevdaya tanıklık etmek istiyorsanız, bu kitabı hemen edinin derim.
Rastgele Yazılar
Yükleniyor…


Tanıtıcı yazınız için teşekkürler. Ayrıca kitabın yazım biçimi de ilginç. Şiir-roman tarzında yazıldığından aklıma hemen Puşkin’in “Yevgeni Onegin”i geldi. Bu tarzı okumak insana o kadar keyif veriyor ki. Hem Anadolu’nun tarihinde aşkın ve kadının yerini anlamak için de Ninatta’nın yaşadıkları örnek bir hikaye.
Ben Ahmet Ümit’in Patasana, Beyoğlu Rapsodisi ve Şeytan Ayrıntıda Gizlidir kitaplarını okudum ve akıcı hatta sürükleyici anlatımını beğenmekle beraber, hepsinde aynı hayal kırıklığını yaşadım: Finalleri. Sürpriz son yapmak amacıyla öyle bir çeviriyor ki kurguyu, bütün o hayran olduğum hikaye çöküyor. Bence tabii. Suyunu çıkarıyor biraz bu gizem olayının, ondan aldığım budur.
[Bu arada link için teşekkür ederim]
Ahmet Ümit’in yayımlanmış bütün kitaplarını okumuş, sadık bir okuru olarak pek sağlıklı bir değerlendirme yapamıyor olabilirim belki ama, birisi sorduğunda en azından, ülkemizdeki en akıcı anlatıma sahip yazarlardan biri olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Hikayeleri sonlandırırken, biraz bütünle çelişebilen ve rahatsız edici olabildiği doğru; bunun en güzel örneğini de Patasana ve Beyoğlu Rapsodisi’nde görebilirsiniz zaten.
[Ben de, sürekli RSS'den takip edilecek kadar güzel bir blog için teşekkür ederim]