Redif üstüne redif, yersizce savrulan kelamların bini bir para; söktüğü ilk hârf sanki elif ve işte bir redif daha! “Yaratıcılık” azalmasın diye, cinaslı kafiyelerin sıklığının yarattığı kafa karışıklığına aldırmadan yazılan beyitlere baktıkça, karnım ağrıyor. Yazmayın demiyorum ama yazdıklarınıza şiir de demeyin ulan! Durduk yere fışkırmıyorum, merak etmeyin; şiirin, güfte niteliğini kaybettiği günden beri ahenginin mükemmelliğinin önemini yitirdiğini de biliyorum ama, “modern” olacağız diye, üç heceyle şiir yazanı da hoş göremem elbet.
Hüznünü bile saklayan her yolcu,
İp üstünde cimrilik yapmıştır
Cambaz gibi düşünen amatörleri,
Yol üstündeki hancılar seyreder
Bir insan daha, şiir yazdığını sanmıştır. Zamanla bu yanıltıcı rehber ışık kaybolur, bizimki duvara yapışır. Bu sonda görüntü kötüdür çünkü dikkat eksiktir. Aslında evet, güzellik detaylarda gizlidir. Yazıları sonunda kimsesiz de kalmış ama derdi başka işte… Söyleyecekleri bitmek üzere de olsa susmamayı yeğledi çünkü alçak kalemler, durmazlar öylece. Derdi başka dedim ya… Kendimle çeliştiğim veya boş yazmayı eleştirdiğimi düşünmeyin; ben, yapılanın yanlış isimlendirilmesinden yakınıyorum.
Rastgele Yazılar
Yükleniyor…

