Sadece bende mi oluyor, yoksa benim gibi düşünenlar var mı bilmiyorum ama harflerin birer kişiliği ve cinsiyeti olduğuna inanıyorum. Tanıştığımız insanların isimleriyle kişiliklerini ilişkilendirdiğimiz sık görülür ama tekil harf ile bu ilişkiyi kuranı, kendimden başka, bilmiyorum. Yazının devamında yaptığım saçma liste de, bu garip takıntımın bir tür dışavurumu sayılır.
A – Kalın ünlü olmasından mıdır, yoksa yere sağlam basmasından mıdır bilemiyorum ama, çok kuvvetli ve karizmatik bir harf bence A. Grubu yönlendiren, esas adam.
B – Bir centilmen. Kıvrımlı olması, meselelere kaba kuvvet yerine mantıkla yaklaşacağı izlenimini veriyor. Çok zeki olduğunu da söyleyemem ama dış görünümünün iyi olması sayesinde, ortalamanın üzerinde dikkat çekebiliyor. Aynı zamanda, ileri yaşlarında babacanlığıyla bilinecek sanki.
C - Belki de bu harfle başlamasından doğrudan doğruya etkilendim ama, “cadı” kelimesi bu harfi birebir anlatıyor sanki. Her an saldırmaya hazır ve çok zeki. Cadımızın bir bayan olduğunu belirtmeme gerek yok, herhalde?
Ç – Çok zengin bir hanımefendi. İnsanlara biraz fazla tepeden bakması dolayısıyla, pek fazla sevilmese de, özünde iyi bir karakter.
D – Çok uzun boylu, iri ve babacan bir adam. Pek zeki olduğu söylenemez ve biraz geriplanda kalmayı seviyor. Kolay kolay sinirlenmiyor ama sinirlendiği zaman da ortalığı yıkabilecek potansiyele sahip.
E – Genç bir erkek. Adımın (Ege) ilk harfi olmasından dolayı biraz önyargılı yaklaşıyor olabilirim (aslında hangisine önyargısız yaklaşıyorum ki?) ama, biraz safça da olsa, dürüst ve yakışıklı olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Saflığı biraz başa bela ama, iyi niyeti kurtarıyor sanki.
F – İnatçı, uyumsuz, otuzlu yaşlarını yaşayan bir adam. Çokbilmişliği yüzünden sık sık başı belaya giriyor ve fazla arkadaşı yok.
G – Kendine güveni tam, biraz erkek fatma gibi gözüken ama aslında gerektiğinde gayet romantikleşebilen bir kadın.
Ğ – G harfinin erkek olan benzeri diye kestirip atasım vardı ama, biraz kılıbık olduğunu da belirtmeden geçemeyeceğim. Belki de “yumuşak” olduğundandır?
H – Kendi başının çaresine bakmayı başarabilen, çok yaratıcı genç bir bayan. Zorlandığında, sinsileşebilir.
I – Zekânın simgesi, araştırmacı bir erkek. Merak duygusu bir araştırmacı için eksik kalsa da, kafasına koyduğunu elde etmek için ne gerekiyorsa yapabilir.
İ – Derin bilgisi olmayan konularda bile gayet ukala ve inatçı olabilen, biraz da tecrübesiz ancak zeki bir genç.
J – Liseden terk, her şeyi çok basit değerler yardımıyla yargılayan, sade ama gururlu genç. Bir cliché. Önyargının büyük başarıya ulaştığı karakter.
K – Her konuda, az veya çok, bilgisi olan ama bununla gurur duymaktan pek de haz etmeyen, kendine güvenen, sağlam bir karakter.
L – Biraz tembel. Sevdiği bir işi ne olursa olsun bir şekilde halleder, ama söz konusu pek sevmediği bir görevse, şaşılacak kadar uzun süreler boyu o görevi erteleyebilir.
M – Tutucu bir aile babası. Fazla tutucu olmasının dışında bir kötü özelliği yok ama bu bile, zaman zaman ailesindeki diğer bireyleri çileden çıkarmasına yetebiliyor.
N – Genç bir yönetici. Kararlarını neye göre verdiğini saklamayan, eleştiriye açık bir takım arkadaşı. İşyerlerinde aranan elemanlardan.
O – Yeniliklere ayak uydurmakta güçlük çekmeyen, gençliğinin sonunda bir bayan. Zaman zaman, farklı olmak konusundaki hırsı onu “sıradan bir alternatif” yapabiliyor.
Ö – Dedikoduyu, çekiştirmeyi ve benzeri basit muhabbetleri seven ama sevdiğini hep inkâr eden bir kadın. Bunlara kendini kaptırmadığı için, masum olduğunu düşünüyor.
P – Zeka ile korkaklığın, birbirlerinin olumlu yanlarını yok ettikleri noktada. Çok düşündüğü için, hep kararsız.
R – Aristokratlığın tipik temsilcisi. Asla, düşünmeden konuşmaz, gülmez, nefes bile almaz. Ağırbaşlı ve çekici ama göründüğü kadar da muhteşem değil.
S – “Şirinlik muskası” diye bilinen grubun, güzel bir üyesi. İyi niyetli gözüken ama aslında hep kendini düşünen bir karakter. İyi niyetli olduğuna kendisi de inanmış ve yaptıkları yüzüne vurulduğunda, göründüğünden daha kolay çöküverebilir. Kaçılması gereken bir kadın.
Ş – Dedikodu yapmayı seven ve birine sinirlendiğinde, hiç düşünmeden, onun hakkında atıp tutabilecek, fesat bir karakter. Dedikodularıyla gurur duyuyor.
T – Polyanna’nın erkek versiyonu. Sürekli güleryüzlü ve iyimser. Herkese kucak açmış, ve kendini yardıma adamış sanki.
U – Bilim kadını. Pek işine karışılmasını sevmese de, düzeyli eleştirilere de açık. Çok iyi bir öğretmen olabilirmiş, ancak sabırsız.
Ü – Sabah-akşam makyajla dolaşan, bakımlı olmak ile aşırı süslü olmak arasında bir yerlerde, kafası sadece kuaförde çalışan bir kadın.
V – Kurallarla yaşayan ve onlarsız hiçbir şeyi başaramayacağını iddia ettiği kurallarına sıkı sıkıya bağlı olan bir adam.
Y – Ne çok hareketli, ne de çok içe kapanık olduğu ortalama bir hayatı benimsemiş, evde kitap okumaya bayılan, hoş bir genç bayan.
Z – İlk izlenim, dolandırıcı olduğu. Ancak, biraz tanımaya başlayınca, pek de zarar gelecek biri olmadığı anlaşılan, kendi halinde plan kurup duran bir karakter.
Rastgele Yazılar
Yükleniyor…


güZeLmiş ya
ben de bi ara şöyle şeyler karaLamıştım.
http://bisgen.blogspot.com/2007/10/yaz-karakteri.html