Bence yerküre gitgide garipleşiyor. Ben aynı kalırken, o değişiyor çünkü; biliyorum. Melankoli ve pasif agresyon arasında mekik dokuyan ruh halimin mahsulü, bir halı olmayacak maalesef. Manik depresif taraftarlar ve pasif ofsaytları seyrederek geçiriyorum haftasonunu. Eskiden arkadaşlarımla yüzyüze tartışken aldığım elektriğin, twitleyerek hükümeti düşürmeye çalışanlarla dolu ekrandan aldığım radyasyona dönüşmesi ne garip. Ne de olsa, yalnızlığa ve kapalı ortamlara alıştık biz nesilce. Öss yüzünden midir, nedir; “ben ders çalışıyorum” dedikten sonra kapattığımız kapılar ardında gelişti kişiliğimiz. Bu yüzden programcı oldum belki de. İnsanlara verdiğim değerlerin, değişkenlere verdiklerim gibi tek satırda kaybolmaları çok sıradan bir vak’a haline geldi. İnsan hayatı uzuyor ama biz sanki yarın ölecekmiş gibi daha ve daha da konsantre yaşamaya çalışıyoruz. Yazarken, “dahi” anlamındaki de’leri bitiştiripDE yüz kırk karaktere duygu sığdırmaya çalışıyor; yeni fotoğraflar çekmek yerine, eski sevgilimizle olanları kırpıp kullanıyoruz. Bu değişimin iyi ya da kötü olduğuna dair son sözü size bırakıyorum. Üstelik, “bence” ile başlayan her yazının genellemeler ile devam edip, sonrasında o genellere söverek bitmesi geleneğine de bir dur demek lazım.
İçimdekileri döküp de bu on dakikalık sıkıntımdan tam kurtulmuşken; gürültücü, İspanyol komşularımın sesleriyle; ateşkesi feshettim yine, sinir harbimde.
Rastgele Yazılar
Yükleniyor…

