<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kimse Beni Okumuyor &#187; bunluk</title>
	<atom:link href="http://kimsebeniokumuyor.com/category/bunluk/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://kimsebeniokumuyor.com</link>
	<description>Yeni Ama Yırtık Not Defteri</description>
	<lastBuildDate>Wed, 25 Aug 2010 21:22:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Kafein</title>
		<link>http://kimsebeniokumuyor.com/2009/11/kafein-2/</link>
		<comments>http://kimsebeniokumuyor.com/2009/11/kafein-2/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Nov 2009 22:30:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>egecan</dc:creator>
				<category><![CDATA[bunluk]]></category>
		<category><![CDATA[bunalım]]></category>
		<category><![CDATA[hırka]]></category>
		<category><![CDATA[kahve]]></category>
		<category><![CDATA[makina]]></category>
		<category><![CDATA[pizza]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kimsebeniokumuyor.com/2009/11/kafein-2/</guid>
		<description><![CDATA[Bunalımdayken yazı yazmamam gerektiğini zor yoldan öğrenmeme rağmen dersimi almadım belli ki. Yine bunalımdayım, yine yazı yazıyorum. Şu blog denilen şey, evlere servis pizzadan bile daha bağımlılık yapıcı. Olsa olsa depresyon hırkasıyla yarışır. Evet; her depresyonun bir hırkası, çekilinen bir köşesi, bir çift terliği ve çamur gibi kahvesi vardır. Bu zamanları boktan yapan da zaten [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bunalımdayken yazı yazmamam gerektiğini zor yoldan öğrenmeme rağmen dersimi almadım belli ki. Yine bunalımdayım, yine yazı yazıyorum. Şu blog denilen şey, evlere servis pizzadan bile daha bağımlılık yapıcı. Olsa olsa depresyon hırkasıyla yarışır. Evet; her depresyonun bir hırkası, çekilinen bir köşesi, bir çift terliği ve çamur gibi kahvesi vardır. Bu zamanları boktan yapan da zaten intihar eğilimi değil, bu aksesuarlara katlanma gereğidir. Düşünsene, canına kıymışsın ve üstünde dandik yelek var; ölürüm, daha iyi! (Olmadı bu.) Kahveyi de küçümsemek olmaz. Bunalımdayken filtre kahvenin suyunu döküp, telvesini yiyen de tanıyorum hatta. Zaten bunu kafein çamuru olarak tüketince, kahvenin varlığı için depresyon işkencesi, tek gecelik ilişki içeceği, ya da kız istemek (çok gecelik ilişki içeceği) dışında anlam bulmak zor. Amerikan filmi klişesi ile bizim geleneğin ortak noktası olabilen bir içecek bu, öyle cins. Eskiden millet pul koleksiyonu diye servet harcarken, şimdi iş sadece kettle ile nescafe&#8217;ye bakıyor. (Yakında bunun hapını da yaparlar! Gerçi yaptılar ama kimse gazoz içmiyor artık; hep kahve, hep kahve&#8230;) İşin kötüsü; sevdiğin kişiyle birlikte olduğun değil, birlikte olduğunu sevmeye çalıştığın bir ilişki modelinin simgesi oldu bu (Issız Adam&#8217;da mutfakta kahvesiyle somurtan Ada modeli.)   <br />Hazır kahveyi kötülemeye başlamışken, işyerinde başıma açtığı dertleri de unutmamam gerek. Depresyonda olmanıza gerek kalmadan, hangi tuşuna basarsanız basın çamur kahve veren bir makinamız var şirkette. Ruh halim sebebiyle kendisine hepten bağımlı olunca, masada bir bardak birikimi kaçınılmaz oluyor. Sürekli dırdır eden ve kendi işini kendinden başka herkesin yapmasını bekleyen temizlikçi bunu görünce, kafamda canlanan bavyera aksanıyla beraber çöpe atmak istediğim bir notu masama yapıştırıvermiş. Beş yaşındaki çocuk &quot;pis&quot; dese ağlayabilecek dönemdeyken, &quot;al kahveni popona sok&quot; temalı ve sonundaki lütfenden sonra sekiz ünlemle süslenmiş bir kağıt parçası fırtınalar koparabiliyor, içten içten.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kimsebeniokumuyor.com/2009/11/kafein-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sıkan Detaylar</title>
		<link>http://kimsebeniokumuyor.com/2009/05/gereksiz-detaylar/</link>
		<comments>http://kimsebeniokumuyor.com/2009/05/gereksiz-detaylar/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 May 2009 10:32:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>egecan</dc:creator>
				<category><![CDATA[bunluk]]></category>
		<category><![CDATA[bunalım]]></category>
		<category><![CDATA[can sıkıntısı]]></category>
		<category><![CDATA[deniz]]></category>
		<category><![CDATA[geç]]></category>
		<category><![CDATA[kilometre]]></category>
		<category><![CDATA[pizza]]></category>
		<category><![CDATA[sıkıntı]]></category>
		<category><![CDATA[tayyip]]></category>
		<category><![CDATA[televizyon]]></category>
		<category><![CDATA[trafik]]></category>
		<category><![CDATA[yazı]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kimsebeniokumuyor.com/?p=214</guid>
		<description><![CDATA[Bazı günler vardır ya, yolda giderken size paralel eşlik edip de yolun kenarında görmek istediğiniz şeyin artık göremeyeceğiniz noktaya kadar önünü kapatan araçları, havaya uçurmak istediğiniz&#8230; Uzun uzadıya derdinizi anlatırken, yanınıza sadece kendi derdini paylaşmaya gelmiş olduğunu anladığınız arkadaşınızın titreyen kirpiklerini yolmak istediğiniz? Bizi hiç aramayanları denize dökmek; gereğinden fazla arayanları da en pahalı telefon [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bazı günler vardır ya, yolda giderken size paralel eşlik edip de yolun kenarında görmek istediğiniz şeyin artık göremeyeceğiniz noktaya kadar önünü kapatan araçları, havaya uçurmak istediğiniz&#8230; Uzun uzadıya derdinizi anlatırken, yanınıza sadece kendi derdini paylaşmaya gelmiş olduğunu anladığınız arkadaşınızın titreyen kirpiklerini yolmak istediğiniz? Bizi hiç aramayanları denize dökmek; gereğinden fazla arayanları da en pahalı telefon tarifesine geçirmek istemez miyiz, o bunalım günlerinde?</p>
<p>Böyle günlerde yazı yazmak tehlikelidir. İstemeden taş atabilir, ummadık taşınızla nice başlar yarabilirsiniz. Sokağa çıkmak da tehlikelidir. Trafikte bir kilometre başına iki kavgayla yol alıp, üstüne gittiğiniz yerde bulunduğunuza da pişman olup, geri dönebilirsiniz. Böyle günlerde en iyisi, bütün gün televizyon seyretmek ve pizza yemektir. Tayyip&#8217;siz ve Deniz&#8217;siz kanalları özenle seçip, el ve hamur işi ile ağız dalaşı programları dışında bir şeye rastladınız mı, peşini bırakmamanız gerek.</p>
<p>Oturun, evinizde dizi falan seyredin. Bırakın da İstanbul o gün sizsiz karışsın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kimsebeniokumuyor.com/2009/05/gereksiz-detaylar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evdeki Zamanlar</title>
		<link>http://kimsebeniokumuyor.com/2009/01/evdeki-zamanlar/</link>
		<comments>http://kimsebeniokumuyor.com/2009/01/evdeki-zamanlar/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Jan 2009 16:40:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>egecan</dc:creator>
				<category><![CDATA[bunluk]]></category>
		<category><![CDATA[boş]]></category>
		<category><![CDATA[bunalım]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[gürültü]]></category>
		<category><![CDATA[hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[ikame]]></category>
		<category><![CDATA[sinir]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[üşengeç]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>
		<category><![CDATA[yorum]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kimsebeniokumuyor.com/?p=172</guid>
		<description><![CDATA[Evde geçirdiğim zamanların boşa gittiğini düşünüyorken, sürekli evde zaman geçirmek isteyen biri olmaya doğru gittiğim sürecin sonlarındayım, sanırım. Evde kalkıştığım her iş, dışarıdaki ikamesinden daha eğlenceli ve ilgi çekici gözüküyor (Yahu bu &#8220;challenging&#8221; kelimesinin Türkçe&#8217;de bir karşılığı yok mudur? Araya sıkıştırsam da çok dikkat çeker, yemezsiniz siz). Pazartesi uyandığımda burnuma barikat kurulmuş ve her uzvumu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Evde geçirdiğim zamanların boşa gittiğini düşünüyorken, sürekli evde zaman geçirmek isteyen biri olmaya doğru gittiğim sürecin sonlarındayım, sanırım. Evde kalkıştığım her iş, dışarıdaki ikamesinden daha eğlenceli ve ilgi çekici gözüküyor (Yahu bu &#8220;challenging&#8221; kelimesinin Türkçe&#8217;de bir karşılığı yok mudur? Araya sıkıştırsam da çok dikkat çeker, yemezsiniz siz). Pazartesi uyandığımda burnuma barikat kurulmuş ve her uzvumu bağlamışçasına hareketlerimi ağırlaştıran bir tür sıkı yönetim ilan edilmişti vücudumda. Evde kalmalıydım, o halde işe gidemezdim. İlkokuldan beri sık sık yaptığım hasta numarasından sonra bensiz giden servisin ardından bakaren duyduğum vicdan azabına o kadar alışmışım ki, gerçekten hasta olduğumda bile hala huzursuz oluyorum, işe gitmedim diye. Bu huzursuzlukla beraber, çok sinirliyim bu aralar ama neye sinirlendiğimi de hatırlayamıyorum, asla. Unutuyorum. Unutkanlık zaten bu ülkede yaşamanın en önemli özelliği oldu. Toplumsal hafızamız zayıfmış ya, ben de bireysel olarak üstüme düşeni yapıyorum böylelikle. Bir şeylere sinirlendim işte&#8230; Evde oturmuş sinirli sinirli kitap okuyor, sonrasında da sinirli sinirli yazıyorum bunları. Birazdan da küfrederek yemek yiyeceğim, hastalık dinlemeden. Gerçi, üşengeçlik de yoğunlaştı bende. Hani tipik bunalım üşengeçliği. Bu yazıya son verip de yemek hazırlamıyorsam, ya da kapıyı açıp şu anda merdivenlerden gürültüyle çıkan komşulara ters ters bakmıyorsam da bu üşengeçlikten geliyor. Daha da fazla yazmak istemiyorum.</p>
<p>İmza: Huzursuz, Sinirli, Unutkan ve Üşengeç Adam (Yetmezmiş gibi grip, bir de).</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kimsebeniokumuyor.com/2009/01/evdeki-zamanlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Meseleler Yoktan Varolur Ama Varolanlar Yokolmaz</title>
		<link>http://kimsebeniokumuyor.com/2008/09/meseleler-yoktan-varolur-ama-varolanlar-yokolmaz/</link>
		<comments>http://kimsebeniokumuyor.com/2008/09/meseleler-yoktan-varolur-ama-varolanlar-yokolmaz/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Sep 2008 22:16:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>egecan</dc:creator>
				<category><![CDATA[bunluk]]></category>
		<category><![CDATA[boş]]></category>
		<category><![CDATA[cam]]></category>
		<category><![CDATA[değer]]></category>
		<category><![CDATA[geç]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyac]]></category>
		<category><![CDATA[kıymet]]></category>
		<category><![CDATA[tercih]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kimsebeniokumuyor.com/?p=110</guid>
		<description><![CDATA[Gecenin bir saati, geçmiş ve geçecek bütün saatleri, masamda duran boş yoğurt kabıyla özdeleştirmişken başladım sayıklamaya. Sayıklamalarla beraber gelen, &#8220;camdan kafayı uzatıp da derin nefesler eşliğinde boğulma hissinden kurtulma&#8221; seansı ihtiyacı, beni pencereye yöneltti. Yoğurt kabı manzarasından sonra, uzun zamandır kafamı kaldırıp da bakmamış olmamın da etkisiyle, iyice karışık ve lüzumsuz geliyor bu garip şehrin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gecenin bir saati, geçmiş ve geçecek bütün saatleri, masamda duran boş yoğurt kabıyla özdeleştirmişken başladım sayıklamaya. Sayıklamalarla beraber gelen, &#8220;camdan kafayı uzatıp da derin nefesler eşliğinde boğulma hissinden kurtulma&#8221; seansı ihtiyacı, beni pencereye yöneltti. Yoğurt kabı manzarasından sonra, uzun zamandır kafamı kaldırıp da bakmamış olmamın da etkisiyle, iyice karışık ve lüzumsuz geliyor bu garip şehrin görüntüsü. Basit, ama elimi uzattığımda dokunabileceğim bir yoğurt kabının görüntüsünü neden tercih ettiğimi hatırlıyorum. Kabı camdan fırlatsam içine düşeceği, çöplerden yaratılmış kargaşanın içinde onun ne kadar anlamsızlaşabileceğinin bilincine karşı, masanın üzerinde kendi halinde durmasına yüklediğim felsefi anlamlar&#8230; İçinin boş olması onu anlamsızlaştırmaktan ziyade, ona bir anlam katıyor. İnsanların birer yoğurt kabı bile olamamaları ne acı; o, boşluğunu apaçık gözler önüne sererken, biz, sürekli bizi kıymetli kılacak değerleri barındırdığımız palavrasını sıkıyoruz. Etrafındaki cehale prim vermeyen, <acronym title="teşekkürler Melike! =)">hiçbir şey</acronym> bilmediğinden başka bir şey bilmeyen bir çoban olmak istediğimi yineliyorum. Kimse duymuyor; istediğime de inanmazlardı zaten, kaybolmuşlar çöp yığınlarının arasında.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kimsebeniokumuyor.com/2008/09/meseleler-yoktan-varolur-ama-varolanlar-yokolmaz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nasıl Oldu Da Mesele Etmedik Biz?</title>
		<link>http://kimsebeniokumuyor.com/2008/08/nasil-oldu-da-mesele-etmedik-biz/</link>
		<comments>http://kimsebeniokumuyor.com/2008/08/nasil-oldu-da-mesele-etmedik-biz/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 07 Aug 2008 09:39:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>egecan</dc:creator>
				<category><![CDATA[bunluk]]></category>
		<category><![CDATA[deneme]]></category>
		<category><![CDATA[geyik]]></category>
		<category><![CDATA[bunalım]]></category>
		<category><![CDATA[can sıkıntısı]]></category>
		<category><![CDATA[değer]]></category>
		<category><![CDATA[doğum]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[mezarlık]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[para]]></category>
		<category><![CDATA[sıkıntı]]></category>
		<category><![CDATA[sokak]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[trafik]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yoğunluk]]></category>
		<category><![CDATA[yorgun]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<category><![CDATA[zamansızlık]]></category>
		<category><![CDATA[zincirlikuyu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kimsebeniokumuyor.com/?p=94</guid>
		<description><![CDATA[Parayı zaman kazanmak için kullanmak adına, bütün yaşamımızı onu kazanmaya adadığımız gerçeğinin sorgulandığı bir yazı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><span lang="TR">Evinizin bulunduğu sokaktan çıkana kadar bile defalarca sövdüren trafik yüzünden sinirle başlayan günler, işyerinde bir yoğunluk ile yorgunluğun karışımını bünyeye bulaştırarak sürer; zamansızlık da gün sonu değerlendirmesi (tabi ona da zaman kalıyorsa) sırasında düşünülüp, stresi körükler. Bütün günleri, diğer günleri kurtarmak için harcıyoruz ama “kurtarılmış günler” ancak, altmışlarımızdan sonra başlıyor ve ardından geliyor, ne yapacağını bilememenin can sıkıntısı. Onu zaman kazanmak için kullanmak adına, bütün yaşamımızı onu kazanmaya adadığımız para; geri kalan hayatımızda harcayıp bitiremeyeceğimizden iyice emin olduğumuzda veya beceriksizliğimiz tuttuğunda, ancak azalmaya başlar hesapta. </span><span id="more-94"></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR">Yoğun trafiğin, para kazanmaya gittiğiniz iş yerine ulaşmanızı engellediği zamanlardan birinde kafayı çevirip de, kendinizi ilham verici (!) bir mezarlığın önünden geçerken bulursanız, kafanızı biraz da yukarı kaldırıp mermerlerin üzerinde görebileceğiniz “her canlı ölümü tadacaktır” şeklinde apaçık yansıtılmış gerçek yüzünden gireceğiniz muhtemel bir şok, kaç kişiyi olumlu etkileyebilir, acaba? Bu döngüden kurtulmak için, bütün her şeye dışardan bakıp, garip bir tür realizm (?) ile “Her bebek bir seks ürünüdür ve Türkiye şartlarında, ortalama 70 yıl yaşaması beklenmektedir” ibaresini de doğumhanelere mi yazmalı dersiniz? (Hatta ardına da, “devamı için bknz: Zincirlikuyu Mezarlığı”). Bununla yaşamayı başaramadık diyelim, peki ya, bunalıma mı girmeliyiz o zaman? Her bunalım, her çıkmaz, dünyada milyarlarca insanın yaşadığını hesaba katarsak, daha önce birileri tarafından yaşanmıştır bence ama bunalım sebeplerinin ve çıkış yollarının tariflerinde bir alışkanlık ve biraz da bilindiğinin bilincinde olunmayanlar eksiktir. Kısacası, elbette bunalıma girebiliriz ama bu işin sonunun, durumumuzun hiç de özel olmadığını anlayıp, başkalarını da bildiğimizin bilincinde olmadıklarımızın eksikliğine rağmen bunalımdan kurtarmaya çalışmaya başlamak olduğunu da ben size söyleyeyim. Mesela, “Ölüm ve yaşam bu kadar içiçe geçmişse, ölümden korkmak, yaşamdan korkmak anlamına gelir” cümlesi, az önce bahsettiğim eksiklikler yüzünden sığ kalmış ama doğru bir tesellidir.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kimsebeniokumuyor.com/2008/08/nasil-oldu-da-mesele-etmedik-biz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Balkonun Kapısını Açık Bırakmadım!</title>
		<link>http://kimsebeniokumuyor.com/2008/07/balkonun-kapisini-acik-birakmadim/</link>
		<comments>http://kimsebeniokumuyor.com/2008/07/balkonun-kapisini-acik-birakmadim/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Jul 2008 23:14:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>egecan</dc:creator>
				<category><![CDATA[bunluk]]></category>
		<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[araba]]></category>
		<category><![CDATA[ayıp]]></category>
		<category><![CDATA[bunalım]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal]]></category>
		<category><![CDATA[fena]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[merdiven]]></category>
		<category><![CDATA[neler oluyor]]></category>
		<category><![CDATA[pilot]]></category>
		<category><![CDATA[sabah]]></category>
		<category><![CDATA[sıkıntı]]></category>
		<category><![CDATA[yanlış]]></category>
		<category><![CDATA[yorum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kimsebeniokumuyor.com/?p=91</guid>
		<description><![CDATA[Bugünlerde durgunlaştım yine. Hatta, elimdeki bulguları birleştirince, bunalımda olduğumu söyleyebilirdim ama eminim ki değilim, çünkü mutsuz değilim. Mutlu olduğum için mi rahatsızım, yoksa mutluluğumdan rahatsız olanlar yüzünden mi tedirginim; bilemiyorum. Çok garip, duygusal tecrübeler yaşatıyor bana bu sahte bunalım. Bunlardan en ilginciyse, sık sık yaşadığım yabancılaşmalar. Herhangi bir konuşmanın ortasında, araba kullanırken, merdivenleri çıkarken ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">Bugünlerde durgunlaştım yine. Hatta, elimdeki bulguları birleştirince, bunalımda olduğumu söyleyebilirdim ama eminim ki değilim, çünkü mutsuz değilim. Mutlu olduğum için mi rahatsızım, yoksa mutluluğumdan rahatsız olanlar yüzünden mi tedirginim; bilemiyorum. Çok garip, duygusal tecrübeler yaşatıyor bana bu sahte bunalım. Bunlardan en ilginciyse, sık sık yaşadığım yabancılaşmalar. Herhangi bir konuşmanın ortasında, araba kullanırken, merdivenleri çıkarken ve hatta hiçbir şey yapmadan dururken; bütün her şeyden sıyrılıp, yaptığım işi otomatik pilota devredip, kendimi ve içinde bulunduğum ortamı dışarıdan seyretmeye başlıyorum. Bununla da kalmayıp, her an, her şeyi sorgulamaya başlıyorum. Mesela; evliliğin, o akşam sevişeceğinizi akrabalar başta olmak üzere mümkün olduğunca fazla sayıda insana duyurmak olduğuna dair yüzeysel ve &#8220;fena&#8221; bir yargıya, uzun uzadıya düşündükten sonra varmış bulunuyorum ve bulunduğum yerin, &#8220;normal insanlarca&#8221;, yanlış yola saparak varılan &#8220;sapık&#8221; bir konum olarak görüldüğünü de gayet iyi biliyorum. Kısa bir mesafeyi yürüyecekken, içimden rastgele bir sayı seçip, her adımda bu sayıyı bir eksilterek ilerlerliyorum ve sıfırı bulursam moralim de sıfırlanıyor.<span id="more-91"></span> Trafikte -haklı veya haksız- korna çaldığımda, birisinin moralini gereksiz yere bozmuş olabileceğimi düşünüp, üzülüyor ve bu üzüntü geçmeden kesin bir korna yiyip, daha da üzülüyorum. Ne eksik kaldı? Hah! Kendime dert ettiğim küçük meselelerim de var. Akşam yatmadan önce, &#8220;iyi geceler&#8221; dediğim biriyle tekrar karşılaşırsam veya işten çıkarken herkese &#8220;iyi çalışmalar, ben çıkıyorum&#8221; diyip de geri dönmek zorunda kalırsam ve hatta sabah günaydın dediğim biriyle gün içinde tekrar karşılaşıp da bir selam ünlemi bulamazsam, içimi sıkıntı basıyor. Neler oluyor? Kapıyı da açık bırakmadım cidden (Sözle söylediklerimin yeterince inandırıcı olmadığına dair de bir paranoyam var; evet). Neyse ki, herşeye rağmen bunalımda olmadığımı bildiğim için mutluyum. Yani, aslında, mutlu olduğum için, bunalımda değilim. Ya da, her ikisi de&#8230; Neyse işte.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kimsebeniokumuyor.com/2008/07/balkonun-kapisini-acik-birakmadim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çöpten Çelebiler Sahnesi</title>
		<link>http://kimsebeniokumuyor.com/2008/07/copten-celebiler-sahnesi/</link>
		<comments>http://kimsebeniokumuyor.com/2008/07/copten-celebiler-sahnesi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Jul 2008 20:30:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>egecan</dc:creator>
				<category><![CDATA[bunluk]]></category>
		<category><![CDATA[aldatma]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[beklenti]]></category>
		<category><![CDATA[çelebi]]></category>
		<category><![CDATA[çöp]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[endişe]]></category>
		<category><![CDATA[kar]]></category>
		<category><![CDATA[kurban]]></category>
		<category><![CDATA[mucize]]></category>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<category><![CDATA[tost]]></category>
		<category><![CDATA[türban]]></category>
		<category><![CDATA[yorum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kimsebeniokumuyor.com/?p=90</guid>
		<description><![CDATA[Kronik ekonomik sıkıntılar, psikotik vatandaşlar, trafikte harcanan saatler, namı sivrisinekleri sollayan keneler, küresel ısınma, ülkemizdeki yozlaşma, ergenekon bayramının kurbanları, türban tartışmaları, &#8220;Rüştü bizi harcadı&#8221;, &#8220;peki ya AKP kapatılacak mı&#8221; derken, stres topu olduk hepimiz. Bizi bizden soğuttu birileri. Ben de bu akımdan nasibimi alıp, dolar hesabımı kapattım ve paramın tamamını altın fonuna yatırdım. Yalan tabii. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kronik ekonomik sıkıntılar, psikotik vatandaşlar, trafikte harcanan saatler, namı sivrisinekleri sollayan keneler, küresel ısınma, ülkemizdeki yozlaşma, ergenekon bayramının kurbanları, türban tartışmaları, &#8220;Rüştü bizi harcadı&#8221;, &#8220;peki ya AKP kapatılacak mı&#8221; derken, stres topu olduk hepimiz. Bizi bizden soğuttu birileri. Ben de bu akımdan nasibimi alıp, dolar hesabımı kapattım ve paramın tamamını altın fonuna yatırdım. Yalan tabii. Üstte saydıklarımın herhangi biri için yapacak hiçbir şeyimin olmaması; olsa da, yapacak cesaretimin hiç olmamasındandır ki, ben de, toplumun geri kalanı gibi, yazın ortasında bir kış uykusuna yattım; bekliyorum. Tostunu yemiş Çağla gibi, son otobüsün kalkış saatinde durağa varmış sarhoş gibi, çocuğu ÖSS&#8217;ye girmiş veli gibi; endişeyle, merakla, bir tutam da &#8220;ya bir mucize olursa&#8221; umuduyla bekliyorum. Basit espriler yapıyorum, fazla düşünmüyorum, gülerken fazla ses çıkarmayıp, güldürürken de düşündürmüyorum; düşündürücü bir geleceğe doğru sürüklenen toplumda, ters yöne kürek çekmenin boşa olduğunu anlamış, akıntıya saldım kendimi, gidiyorum. Giderken kol bile çırpmayıp, sadece bekliyorum. Beklerken gözlerim boş durmasa da, &#8220;geleceğe bakıp da moral bozmak yerine, arkamı dönüp de geçmişi mi sevsem&#8221;, diyorum. Geleceğin çöpten çelebileri yerine, geçmişte saçmalarken bile samimi olmayı başaranları sevmeye devam etsem, bir işe yarar mıydı?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kimsebeniokumuyor.com/2008/07/copten-celebiler-sahnesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kimin Sesi?</title>
		<link>http://kimsebeniokumuyor.com/2008/05/kimin-sesi/</link>
		<comments>http://kimsebeniokumuyor.com/2008/05/kimin-sesi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 May 2008 23:31:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>egecan</dc:creator>
				<category><![CDATA[bunluk]]></category>
		<category><![CDATA[algı]]></category>
		<category><![CDATA[aykırı]]></category>
		<category><![CDATA[gürültü]]></category>
		<category><![CDATA[hasret]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kabus]]></category>
		<category><![CDATA[kahve]]></category>
		<category><![CDATA[korku]]></category>
		<category><![CDATA[önyargı]]></category>
		<category><![CDATA[paranoid]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kimsebeniokumuyor.com/?p=73</guid>
		<description><![CDATA[Hayat bir gürültü. İstanbul çok kalabalık. Her yerde müzik çalıyor. İnsanlar yalnız. Uzun cümleler kurmamak lazım. Kısa kesip, tantanaya yer bırakmamalı. Doğru konuşarak yalan söyleyenler yüzünden canı sıkkın, on milyon kadar insan. Biri seni haykırıyor; adın her neyse. Evet; sen de yalan söyledin ve suçlusun. Yani, kötüsün. Elmayla armudu karıştırmamak gerek aslında: Aynı zamanda iyisin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hayat bir gürültü. İstanbul çok kalabalık. Her yerde müzik çalıyor. İnsanlar yalnız. Uzun cümleler kurmamak lazım. Kısa kesip, tantanaya yer bırakmamalı. Doğru konuşarak yalan söyleyenler yüzünden canı sıkkın, on milyon kadar insan. Biri seni haykırıyor; adın her neyse. Evet; sen de yalan söyledin ve suçlusun. Yani, kötüsün. Elmayla armudu karıştırmamak gerek aslında: Aynı zamanda iyisin de.</p>
<p>Kısa cümlelerin sana saldırdığı kabustan ter içinde uyandıktan sonra ilk yaptığın iş, filtre kahvenin dibine vurmak oldu. Uyku beni bendenizle yüzleştirdikçe kaçacağım ondan, demekte ısrarcısın. Aşık olduğun kızın güzel gözlerine bir türlü bakamamak kadar sebepsiz, tenha bir sokaktan geçmemek için yolu uzatmak kadar da önyargılara mahkum bir korku bu. Kendine güvenmenin önemini kavradığın yaşta, kendinden sonra güvenmen için bekleyenlerin oluşturduğu kuyruk, çoktan gözünde büyümüş. Herkes senin kadar değişken değil; bunun farkındasın ama, herkesin kötü olabildiğini de sürekli izlemişsin hayatta. Farkında olmamanın dayanılmaz hafifliğine hasret, kendi kendine söylenen bir zavallı olmaktan öteye gidebilmek için, kapatman mı gerekiyor algını? Görmemezlikten gel, kötüleme! Söylemesi kolay?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kimsebeniokumuyor.com/2008/05/kimin-sesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sembolik</title>
		<link>http://kimsebeniokumuyor.com/2008/03/sembolik/</link>
		<comments>http://kimsebeniokumuyor.com/2008/03/sembolik/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 20 Mar 2008 23:43:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>egecan</dc:creator>
				<category><![CDATA[bunluk]]></category>
		<category><![CDATA[ağaç]]></category>
		<category><![CDATA[anksiyete]]></category>
		<category><![CDATA[değer]]></category>
		<category><![CDATA[endişe]]></category>
		<category><![CDATA[kaygı]]></category>
		<category><![CDATA[korku]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[uçurum]]></category>
		<category><![CDATA[yanlış]]></category>
		<category><![CDATA[yardım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kimsebeniokumuyor.com/2008/03/sembolik/</guid>
		<description><![CDATA[Herkesin onu kullanmaya çalıştığı paranoyasına kapılmıştı. Durup değerlendirme yapmaya bile fırsat bulamadan kullanılıyordu. Çok korkaktı. Sesini çıkarmaya korkuyor, yanlış anlaşılacağı endişesi onu esir almış, bırakmıyordu. Kendi başına çözemeyeceğini çoktan kabullendiği bu sorunu aşmak için, yardım isteyebileceği kimsenin olmadığına da emindi. Bu çıkmazdan kurtulmanın en kısa yolunun ölüm olabileceğini düşünerek, kendini bir uçurumdan atıverdi. Yarıyolda vazgeçti. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Herkesin onu kullanmaya çalıştığı paranoyasına kapılmıştı. Durup değerlendirme yapmaya bile fırsat bulamadan kullanılıyordu. Çok korkaktı. Sesini çıkarmaya korkuyor, yanlış anlaşılacağı endişesi onu esir almış, bırakmıyordu. Kendi başına çözemeyeceğini çoktan kabullendiği bu sorunu aşmak için, yardım isteyebileceği kimsenin olmadığına da emindi. Bu çıkmazdan kurtulmanın en kısa yolunun ölüm olabileceğini düşünerek, kendini bir uçurumdan atıverdi. Yarıyolda vazgeçti. Bu sorun, varoluşunu amaçsız kılacak kadar büyük değildi. Yavaşça yere indi. Ayaklarının yere tam bastığını hissederek, yerçekimini daha da bir sevdi; az önce karşı gelmiş olsa da. Eve dönüş yolunda, içinden geçtiği ormandaki ağaçları tekmeledi. Ağaçlar, kendilerini uçurumdan attılar. Hiçbiri yere inemedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kimsebeniokumuyor.com/2008/03/sembolik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kimse Beni Okuyamayacak</title>
		<link>http://kimsebeniokumuyor.com/2008/01/kimse-beni-okuyamayacak/</link>
		<comments>http://kimsebeniokumuyor.com/2008/01/kimse-beni-okuyamayacak/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Jan 2008 22:51:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>egecan</dc:creator>
				<category><![CDATA[bunluk]]></category>
		<category><![CDATA[algı]]></category>
		<category><![CDATA[blok]]></category>
		<category><![CDATA[erişim]]></category>
		<category><![CDATA[genel izleyici]]></category>
		<category><![CDATA[ifade özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[kapatma]]></category>
		<category><![CDATA[kimse beni okumuyor]]></category>
		<category><![CDATA[mahkeme]]></category>
		<category><![CDATA[özgür irade]]></category>
		<category><![CDATA[özgürlük]]></category>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<category><![CDATA[site]]></category>
		<category><![CDATA[Türk aile yapısı]]></category>
		<category><![CDATA[youtube]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kimsebeniokumuyor.com/?p=58</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Özgür irade&#8221; dendiğinde, ne geliyor aklınıza? &#8220;Özgürlük&#8221; kelimesini bizim kadar esnetebilen var mıdır? Haklılığını sorgulamak, benim haddim değil ama, politikacılar, &#8220;başörtüsü özgürlüğü&#8221; uğruna açıklama üstüne açıklama yapıp, ana haber bültenlerini işgal etmiyorlar mı? Ben mi yanlış anlıyorum? Bu kadar özgürlük düşkünü olduklarına göre, söz konusu &#8220;ifade özgürlüğü&#8221; olunca, neden suskun kalıyorlar? Özgürlüğü bir bez parçasını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><img src="/wp-content/blgimg/site_kapatma2.jpg" alt="siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir" title="bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir" align="left" border="1" height="104" hspace="2" width="187" />&#8220;<strong>Özgür irade</strong>&#8221; dendiğinde, ne geliyor aklınıza? &#8220;<strong>Özgürlük</strong>&#8221; kelimesini bizim kadar esnetebilen var mıdır? Haklılığını sorgulamak, benim haddim değil ama, politikacılar, &#8220;<strong>başörtüsü özgürlüğü</strong>&#8221; uğruna açıklama üstüne açıklama yapıp, <strong>ana haber bültenlerini işgal etmiyorlar mı?</strong> Ben mi yanlış anlıyorum? Bu kadar özgürlük düşkünü olduklarına göre, <strong>söz konusu &#8220;ifade özgürlüğü&#8221; olunca, neden suskun kalıyorlar?</strong> Özgürlüğü bir bez parçasını taşıyabilmenin gururu olarak görüyor olamazlar; peki ya, neden susuyorlar? <strong>Türkiye&#8217;de temsilcisi yok diye, internet siteleri kapatılıyor</strong>; farkında mısınız? Eriştiğimiz bütün internet sitelerinin, Türkiye&#8217;de birer temsilcisi olmasını zorunlu kılan bir &#8220;<strong>internet yasamız</strong>&#8221; var! Bizim için neyin zararlı olduğuna da karar veriyorlar ayrıca. Teşekkür ederiz. Eğer siz kapatmasaydınız, YouTube&#8217;daki saçma görüntüler yüzünden &#8220;<strong>Türk aile yapımız</strong>&#8221; zarar görecekti. Biz, genel izleyiciler, sizin denetiminiz olmasaydı, ayvayı yemiştik hakkaten! &#8220;Türk aile yapısını&#8221; kimin belirlediği meçhul ama her ne ise, çabucak bozulduğu kesin. &#8220;<strong>Kime göre, neye göre</strong>&#8221; sorusunu sormak istiyorum ama bana verilecek &#8220;yanıtın&#8221;, beni faşist olmakla suçlamaktan öteye geçemeyecek, anlamsız cümleler silsilesi olmasından korkuyorum. Kendilerini ne sanıyorlar? Elinde <strong>gücü olan herkes sansüre neden bu kadar merak sarıyor?</strong> Yakında, yazdığım herhangi bir cümleyi beğenmediklerinde, <strong>gerçekten kimse beni oku<em>(ya)</em>mayacak galiba</strong>.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kimsebeniokumuyor.com/2008/01/kimse-beni-okuyamayacak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
