<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kimse Beni Okumuyor &#187; günlük</title>
	<atom:link href="http://kimsebeniokumuyor.com/category/gunluk/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://kimsebeniokumuyor.com</link>
	<description>Yeni Ama Yırtık Not Defteri</description>
	<lastBuildDate>Wed, 25 Aug 2010 21:22:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>OOO Şlaaaaaand OOO Şlaaand</title>
		<link>http://kimsebeniokumuyor.com/2010/07/ooo-slaaaaaand-ooo-slaaand/</link>
		<comments>http://kimsebeniokumuyor.com/2010/07/ooo-slaaaaaand-ooo-slaaand/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Jul 2010 10:03:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>egecan</dc:creator>
				<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[aidiyet]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[sevinç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kimsebeniokumuyor.com/2010/07/ooo-slaaaaaand-ooo-slaaand/</guid>
		<description><![CDATA[Almanya’da hayat durmuştu dün. Herkes, ama herkes maç izliyordu. Daha dakika üçken gelen gol ve devamı, bütün sokakları, sonu gelmeyen “Deutschlaand Deutschlaaaand” sesleriyle doldurdu. Yok, futbol konuşmak için yazmıyorum bunca tahmin etmesi zor olmayan olayı. Meselem, benim içine girdiğim ruh hali. İnsan, öyle bir ortamın içinde olunca, sanki Alman olmadığını unutmuş gibi, sanki ekranda zıplayan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kimsebeniokumuyor.com/wp-content/uploads/2010/07/eglenenmerkel.jpg"><img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; margin: 0px 10px 0px 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="eglenenmerkel" border="0" alt="eglenenmerkel" align="left" src="http://kimsebeniokumuyor.com/wp-content/uploads/2010/07/eglenenmerkel_thumb.jpg" width="244" height="184" /></a> </p>
<p>Almanya’da hayat durmuştu dün. Herkes, ama herkes maç izliyordu. Daha dakika üçken gelen gol ve devamı, bütün sokakları, sonu gelmeyen “Deutschlaand Deutschlaaaand” sesleriyle doldurdu. Yok, futbol konuşmak için yazmıyorum bunca tahmin etmesi zor olmayan olayı. Meselem, benim içine girdiğim ruh hali. İnsan, öyle bir ortamın içinde olunca, sanki Alman olmadığını unutmuş gibi, sanki ekranda zıplayan Merkel’i kendi seçmiş gibi, sonuna kadar destekliyor bulunduğun ülkenin takımını. Tezahüratlarını, şarkılarını ya da yorumlarını anlayamıyorsun ama sevinç çığlıkları her ülkede aynı. Bunun bir parçası olmak da çok hoşuma gidiyor gerçekten. Doooşlaaaaaand, oooo-şlaaaaaanddd!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kimsebeniokumuyor.com/2010/07/ooo-slaaaaaand-ooo-slaaand/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tiramisuyla Değirmen D&#246;nmez</title>
		<link>http://kimsebeniokumuyor.com/2010/05/tiramisuyla-degirmen-dnmez/</link>
		<comments>http://kimsebeniokumuyor.com/2010/05/tiramisuyla-degirmen-dnmez/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 02 May 2010 14:50:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>egecan</dc:creator>
				<category><![CDATA[geyik]]></category>
		<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[almanca]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[gülümse]]></category>
		<category><![CDATA[lokanta]]></category>
		<category><![CDATA[tatlı]]></category>
		<category><![CDATA[tiramisu]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<category><![CDATA[zamansızlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kimsebeniokumuyor.com/2010/05/tiramisuyla-degirmen-dnmez/</guid>
		<description><![CDATA[Eskisi kadar Türkçe düşünemediğim bir dönemde, her yeri modifiye olduğu için markası bile anlaşılmayan ama belli ki eski bir otonun içinde hep bir ağızdan &#34;aboneyim abone&#34; diye şarkı söyleyen, hiphopçı özentisi gibi giyinmiş bir grup Türk&#8217;ün evimin önünden geçmesiyle kendime geldim. İnsanların düşüncelerini her geçen gün daha az önemsediğim şu dönemde, özgüvenin de fazlasının zarar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kimsebeniokumuyor.com/wp-content/uploads/2010/05/8443792_1d842d35bf_o.jpg"><img style="border-right-width: 0px; margin: 0px 0px 0px 10px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="8443792_1d842d35bf_o" border="0" alt="8443792_1d842d35bf_o" align="right" src="http://kimsebeniokumuyor.com/wp-content/uploads/2010/05/8443792_1d842d35bf_o_thumb.jpg" width="244" height="164" /></a> Eskisi kadar Türkçe düşünemediğim bir dönemde, her yeri modifiye olduğu için markası bile anlaşılmayan ama belli ki eski bir otonun içinde hep bir ağızdan &quot;aboneyim abone&quot; diye şarkı söyleyen, hiphopçı özentisi gibi giyinmiş bir grup Türk&#8217;ün evimin önünden geçmesiyle kendime geldim. İnsanların düşüncelerini her geçen gün daha az önemsediğim şu dönemde, özgüvenin de fazlasının zarar olduğuna karar verdim gitti. Bir bilenlerin bin bilenleri, kendini bilmeyenlerin desteğiyle ve kimseye danışmadan yönettiği gerçeğinin yarattığı asap bozukluğunun sarmaladığı vatanımız ile bin bilenlerin kimin kendini bilip bilmediğine bir bilenlerin desteğiyle karar verdiği bu garip topraklar arasında kalmışlar belli ki. Bir ucu polifonik onuncu yıl marşı çalan, diğer ucunu görmek için bin belge sunup imzalaman gereken bir değnek. Sanki?</p>
<p>Ben de acayip uyum sağladım bu arada. Almanya’daki Portekiz ve İtalyan lokantalarının işletmecileriyle çok iyi geçiniyoruz özellikle. En iyi onların Almanca’sını anlıyorum ve benim düşük cümlelerimi en iyi onlar toparlıyor. Yanımda götürmek için tatlı istediğimde, “cam kapta olduğu için normalde vermiyoruz, ama al sen bunu, kırılırsa da canın sağolsun” cümlesini Almanca ama benim de anlayabileceğim şekilde kuran işletmeciye, “kırılırsa çalışır, öderim” demek isteyip, ve tabii ki diyemeyip, güler yüzümün arkasında yumurcak sesleri ile evime dönüyorum. Grazie <a title="Santa Lucia yorumları ve harita konumu" href="http://maps.google.com/maps/place?um=1&amp;ie=UTF-8&amp;cid=13446008854168037139" target="_blank">Santa Lucia</a>!</p>
<p>Ha bir de uzun zamandır yazamıyorum düzenli. Hiç zamanım yok. Öyle ki, yazılarımla ilgili genellikle burdan bana eposta gönderen ve beni çok mutlu edenlere de cevap veremiyorum. Kısa cevapları da bazı derin yorumlara yakıştıramıyorum hani. Bir süre daha affedin beni lütfen.</p>
<p>Fotoğraf <a title="Flickr" href="http://www.flickr.com" target="_blank">Flickr</a>’dan <a title="Dotpolka @ Flickr" href="http://www.flickr.com/photos/dotpolka/" target="_blank">Dotpolka</a>’nın “<a title="behold the mighty tiramisù by dotpolka" href="http://www.flickr.com/photos/dotpolka/8443792/" target="_blank">behold the mighty tiramisù</a>” adlı çalışması.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kimsebeniokumuyor.com/2010/05/tiramisuyla-degirmen-dnmez/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hayat Pi Sayısı Gibidir</title>
		<link>http://kimsebeniokumuyor.com/2010/03/hayat-pi-sayisi-gibidir/</link>
		<comments>http://kimsebeniokumuyor.com/2010/03/hayat-pi-sayisi-gibidir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Mar 2010 15:30:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>egecan</dc:creator>
				<category><![CDATA[geyik]]></category>
		<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[alkol]]></category>
		<category><![CDATA[baba ve piç]]></category>
		<category><![CDATA[backnang]]></category>
		<category><![CDATA[Elif Şafak]]></category>
		<category><![CDATA[facebook]]></category>
		<category><![CDATA[kar]]></category>
		<category><![CDATA[şarap]]></category>
		<category><![CDATA[Stuttgart]]></category>
		<category><![CDATA[tartışma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kimsebeniokumuyor.com/2010/03/hayat-pi-sayisi-gibidir/</guid>
		<description><![CDATA[Hala dünyanın en güzel afişlere sahip (katılımcı sayısı genellikle beklenenden(!) az da olsa) partilerinin düzenlendiği, hiper-global, trendy, genç nüfusun patladığı, on yedi bin sene sonra İstanbul&#8217;dan daha kalabalık olması beklenen Backnang&#8217;ta yaşadığım için, bazen memlekette olup bitenlerden bihaber olabiliyorum. Bulabildiğim en doğru tanımıyla &#34;cılkı çıkmış&#34; Ermeni katliamı meselesi tartışmasından da biraz geç haberim oldu haliyle. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[</p>
<div style="padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 10px; display: inline; float: left; margin-left: 0px; margin-right: 0px; padding-top: 0px" id="scid:84E294D0-71C9-4bd0-A0FE-95764E0368D9:467b2827-63d2-48a3-9097-956409497f70" class="wlWriterEditableSmartContent"><a href="http://www.bing.com/maps/default.aspx?v=2&amp;cp=48.9486~9.431891&amp;lvl=16&amp;style=h&amp;mkt=en-us&amp;FORM=LLWR" id="map-172e52c5-bad6-47a1-9ee7-3902f5cb8495" alt="View map" title="View map"><img src="http://kimsebeniokumuyor.com/wp-content/uploads/2010/03/map330ac3de8958.jpg" width="178" height="134" alt="Map picture"/></a></div>
<p> Hala dünyanın en güzel afişlere sahip (<a href="http://www.merlin-backnang.de/photos/index.php">katılımcı sayısı genellikle beklenenden(!) az</a> da olsa) partilerinin düzenlendiği, hiper-global, trendy, genç nüfusun patladığı, on yedi bin sene sonra İstanbul&#8217;dan daha kalabalık olması beklenen Backnang&#8217;ta yaşadığım için, bazen memlekette olup bitenlerden bihaber olabiliyorum. <a href="http://kimsebeniokumuyor.com/wp-content/uploads/2010/03/IMG_3197.jpg"><img style="border-right-width: 0px; margin: 5px 0px 0px 10px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="IMG_3197" border="0" alt="IMG_3197" align="right" src="http://kimsebeniokumuyor.com/wp-content/uploads/2010/03/IMG_3197_thumb.jpg" width="244" height="99" /></a> Bulabildiğim en doğru tanımıyla &quot;cılkı çıkmış&quot; Ermeni katliamı meselesi tartışmasından da biraz geç haberim oldu haliyle. Fransa&#8217;dan kamyon dolusu aldığım peynirleri son kullanma tarihinden önce, daha doğrusu, son <b>kıllanma </b>tarihinden önce bitirmeye adanmıştım aslında da… Her ne kadar herkesin sonu gelmeyecek bir tartışmayla zaman kaybettiklerini düşünüyor olsam da, tam o sıralarda, <a href="http://kimsebeniokumuyor.com/wp-content/uploads/2010/03/babavepic.jpg"><img style="border-right-width: 0px; margin: 5px 0px 0px 10px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="babavepic" border="0" alt="babavepic" align="right" src="http://kimsebeniokumuyor.com/wp-content/uploads/2010/03/babavepic_thumb.jpg" width="148" height="244" /></a> “Elif Şafak’a hayranlığım artmışken en önemli kitaplarından birini okumamak olmaz” mantığıyla, “Baba ve Piç” adlı romanına sarmıştım ve ister istemez, “bak görüyor musun yine gündemden kopamadık” dedim, haberi alınca. O kadar kitap arasından “Ermeni meselesinin” didiklendiğini bul ve oku… Nasıl bir tesadüftür bu?<a href="http://kimsebeniokumuyor.com/wp-content/uploads/2010/03/kardanadamortaavrupada.jpg"><img style="border-right-width: 0px; margin: 5px 10px 0px 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="kardanadamortaavrupada" border="0" alt="kardanadamortaavrupada" align="left" src="http://kimsebeniokumuyor.com/wp-content/uploads/2010/03/kardanadamortaavrupada_thumb.jpg" width="132" height="175" /></a> Buradan bedava izlenebilen tek türk kanalı Haber Türk’te meydan savaşı veren entellerden tutun, gırla bulunan FriendFeed ve Facebook manyaklarının açtığı garip gruplar ve feedlere (beslemelere?) kadar her yere sıçramış bu tartışma benim sadece uykumu getirdi ve eğlenceli şehrimin çılgın aktivitelerine geri dönüp, kardan adam yaptım. Bazı eklemelerle adama da benzedi hani. Kardan da olsa, adam oldu yani. Dışarıdan soğuk görünse de, bembeyaz bir kalbi var. Geçen eriyince zaten anladık, içi dışı birmiş hakkaten… Tamam, sustum =)&#160;
</p>
<p><a href="http://kimsebeniokumuyor.com/wp-content/uploads/2010/03/8bitparty.jpg"><img style="border-right-width: 0px; margin: 5px 10px 0px 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="8bitparty" border="0" alt="8bitparty" align="left" src="http://kimsebeniokumuyor.com/wp-content/uploads/2010/03/8bitparty_thumb.jpg" width="244" height="184" /></a> Her ne kadar her fırsatta Almanya’ya sövsem de, platonik bir “severim de söverim de” ilişkisi geliştirdiğimi de inkar edemem aslında. Önceden değindiğim “Strasbourg’a gidip peynir ve şarap yüklenip dönelim” temalı lüks(!) aktiviteler şöyle dursun, en son gittiğim “8-bit” partisinde, Super Mario Theme çalınca kopan bir kalabalık gördüm ve bunun dünyanın her köşesinde göremeyeceğiniz bir manzara olduğuna bahse girerim. Kendine has küçük avantajlarıyla buraları sevsek de, Türkiye’nin kalbinden göçenlerin tek derdi, oraya geri dönmek olmuştur her zaman. Hayatı Pi sayısına benzetmem de bu yüzden. Virgülden sonraki sonsuz basamağı keşfettikçe keşfederiz ama “<strong>üç</strong> küsür bişey” olabiliriz en fazla. Her neyse, uzatmayayım daha. Bakalım şu kısmet olacak mı:</p>
<p><a href="http://kimsebeniokumuyor.com/wp-content/uploads/2010/03/kardanadamistanbulda.jpg"><img style="border-right-width: 0px; margin: 0px auto 5px; display: block; float: none; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="kardanadamistanbulda" border="0" alt="kardanadamistanbulda" src="http://kimsebeniokumuyor.com/wp-content/uploads/2010/03/kardanadamistanbulda_thumb.jpg" width="392" height="484" /></a>Hayırlısı artık; o kadar söyleyebiliyorum. </p>
<p>Edit: …ve bugünün <a title="düya pi günü" href="http://en.wikipedia.org/wiki/Pi_Day" target="_blank">düya pi günü</a> olduğunu sonradan öğreniyorum. Tesadüf, tamam ama… Kendimden korktum yine de.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kimsebeniokumuyor.com/2010/03/hayat-pi-sayisi-gibidir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Halay &#199;ekerek Makina Kuran Adam</title>
		<link>http://kimsebeniokumuyor.com/2009/11/halay-ekerek-makina-kuran-adam/</link>
		<comments>http://kimsebeniokumuyor.com/2009/11/halay-ekerek-makina-kuran-adam/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Nov 2009 23:28:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>egecan</dc:creator>
				<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[alman]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[kahve]]></category>
		<category><![CDATA[makina]]></category>
		<category><![CDATA[manzara]]></category>
		<category><![CDATA[Stuttgart]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kimsebeniokumuyor.com/2009/11/halay-ekerek-makina-kuran-adam/</guid>
		<description><![CDATA[Ne garip bir gün. İki saat önce uyandığımdan beri kahve içiyorum ama hala uyanamadım. Günün garipliği de aslında uyanamamam değil de, uyanmaya çalışmamdan dolayı&#8230; Cumartesi gününün tamamını yatakta (ve evet, tek başıma) geçirmemle meşhurumdur aslında. Belki de ben de Alman oluyorumdur, kim bilir. Hatta daha geçen gün, bir genci (ben de yüz on yaşındayım, bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kimsebeniokumuyor.com/wp-content/uploads/2009/11/IMG_1904.jpg"><img style="border-right-width: 0px; margin: 0px 10px 0px 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="kahve makinasını kuran görevli, boruyla halay çekerken" border="0" alt="kahve makinasını kuran görevli, boruyla halay çekerken" align="left" src="http://kimsebeniokumuyor.com/wp-content/uploads/2009/11/IMG_1904_thumb.jpg" width="164" height="244" /></a> Ne garip bir gün. İki saat önce uyandığımdan beri kahve içiyorum ama hala uyanamadım. Günün garipliği de aslında uyanamamam değil de, uyanmaya çalışmamdan dolayı&#8230; Cumartesi gününün tamamını yatakta (ve evet, tek başıma) geçirmemle meşhurumdur aslında. Belki de ben de Alman oluyorumdur, kim bilir. Hatta daha geçen gün, bir genci (ben de yüz on yaşındayım, bu arada) yüksek sesle müzik dinliyor diye ayıpladım, falan. Bir kuralcılık, bir havalar böyle&#8230; Gerçi, Almanlar havalı falan değiller; o benim havalılığım! Kendime iltifat etmeye de başladım artık; tamamdır. Eh; son beş aydır yüzyüze Türkçe konuştuğum kişilerin toplamı beş (Münih&#8217;teki haftasonunu saymazsak, iki) olunca&#8230; En çok neyi merak ediyorum, biliyor musunuz? İstanbul&#8217;a dönünce ne hissedeceğimi! Son gördüğüm parçası, Sabiha Gökçen Havaalanı&#8217;ydı. Uçakta uyuya kalmışım da&#8230; Beni uğurlayanları saymazsak, İstanbul&#8217;un tepeden manzarasına kıyasla pek hoş gelmiyor kulağa. Burada boş sokaklara baktıkça da sarıyor bir Beşiktaş özlemi&#8230; Arada bir gazete için uğradığın bakkalla bile kankaya bağlayabileceğin memleketin, en yakın iş arkadaşlarının dahi figüran kaldığı buradan bakınca cennet gibi gözüküyor. Trafikte söylediklerim için üzgünüm İstanbul; öyle demek istememiştim.&#160; Önceki yazımla da kahveyi küstürmüştüm zaten, bari eşlik ettiği manzaranın kalbini kırmamış olsaydım.&#160; Neyse ki yeni kahve makinası aldılar şirkete, İstanbul&#8217;a da yolculuk yakın. Her şey çok güzel olacak. Ha bir de, şirkette artık hem tanıtım, hem web geliştirme hem de yazılım geliştirme bölümünde çalışıyorum. Geliştirmenin ekip lideri beni takımına dahil etti. Her şey gerçekten çok güzel olacak.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kimsebeniokumuyor.com/2009/11/halay-ekerek-makina-kuran-adam/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kibar Almanlar Bunlar</title>
		<link>http://kimsebeniokumuyor.com/2009/09/kibar-almanlar-bunlar/</link>
		<comments>http://kimsebeniokumuyor.com/2009/09/kibar-almanlar-bunlar/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Sep 2009 06:33:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>egecan</dc:creator>
				<category><![CDATA[geyik]]></category>
		<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[alman]]></category>
		<category><![CDATA[almanca]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[asosyal]]></category>
		<category><![CDATA[bakış açısı]]></category>
		<category><![CDATA[kibar]]></category>
		<category><![CDATA[küfür]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[sosyete]]></category>
		<category><![CDATA[Stuttgart]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kimsebeniokumuyor.com/?p=269</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul denilen mega-köyden, gerçek bir köye terfi edince (!) ortaya çıkan durum komedisini unuttum gitti. Schwabların arasında, Almanca bilsem bile tek kelimesini anlayamayacağım garip konuşmalarının ortasında kala kala içine düştüğüm &#8220;asktr bir daha kimseye derdimi doğru düzgün anlatamayacağım ulan&#8221; endişesi de yavaş yavaş geçmeye başladı. Elde kaldı bir. Ama öyle bir bir ki, bütün derdim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="mceTemp">
<dl id="attachment_274" class="wp-caption alignright" style="width: 189px;">
<dt class="wp-caption-dt"><a href="http://kimsebeniokumuyor.com/2009/09/kibar-almanlar-bunlar/"><img class="size-full wp-image-274" title="Bayrak" src="http://kimsebeniokumuyor.com/wp-content/uploads/2009/09/flama.jpg" alt="Almanya Bayrağı (hadi?)" width="179" height="130" /></a></dt>
</dl>
</div>
<p>İstanbul denilen mega-köyden, gerçek bir köye terfi edince (!) ortaya çıkan durum komedisini unuttum gitti. Schwabların arasında, Almanca bilsem bile tek kelimesini anlayamayacağım garip konuşmalarının ortasında kala kala içine düştüğüm &#8220;asktr bir daha kimseye derdimi doğru düzgün anlatamayacağım ulan&#8221; endişesi de yavaş yavaş geçmeye başladı. Elde kaldı bir. Ama öyle bir bir ki, bütün derdim o birim için! <strong>Ders</strong>: Bayat Yaşanmışlık Bilgileri. <strong>Konu</strong>: Kibar Almanlar.</p>
<p>Kibar Almanlar, bin dokuz yüzlü yılların ortalarında, bu ikinci dünya harbinin etkilerinin azalmasıyla türemişlerdir. &#8220;Germenus Gereksizus Levos&#8221; olarak kitaplara geçmelerine rağmen, gamalı haçın bükük uçlarını düzeltip dolaşınca kendilerini iyi ve örnek insanlar sanmalarından ötürü, diğer halklar tarafından &#8220;hadi lan ordan&#8221; diye anılmışlardır. &#8220;Eğer yeterince kural koyarsak, elimizi bile kıpırdatamayacağımızdan, biz bile suç işleyemeyiz&#8221; anlayışının yaratıcısı da yine bu topluluktur. Toplum içinde &#8220;belki bir gün kullanırız&#8221; diye yarattıkları garip ve yapmacık sosyalleşme araçlarının hepsini birden kullanmak zorunda kalmış bu kibar insanların davranışlarını &#8220;grup&#8221; ve &#8220;birey&#8221; olarak ayırmak da çok yerinde olacaktır. Bütün sosyal çabalarına rağmen hayatları boyunca aynı grupla takılmaları da üzerinde düşünülmesi gereken bir diğer husustur.</p>
<p><span id="more-269"></span>Tek başına bir Kibar Alman ile karşılaşan insanların ilk izlenimleri genellikle &#8220;aaa çok modernler, çok anlayışlılar, aşmış bile olabilirler, galiba aşık oldum&#8221; olmuştur. Oysa ki, buz dağının görünen yüzünün üzerine kaplı plastik örtü niteliğindeki bu hareketlere pek kanmamak gerekir. Her yalnız Kibar Alman, patlamaya hazır bir bomba gibidir. Patladıktan sonra özür dileyecek bir bomba gibidir, hatta. Halk arasında bununla ilgili türlü efsanelere rastlamak mümkünse de, &#8220;birinci ağızdan dinlemek en makbulüdür&#8221; demiştir yazarımız. Kendisi yazıya yabancılaşmadan önce şöyle anlatmıştır:</p>
<p>Balkonda iki Türk oturmaktadır. Biri, &#8220;wisdom&#8221; kelimesinin Türkçesi olarak hayatını sürdürmekteyken, diğeri de kibiri bir canavar gibi gencimiz, yazarımızdır. Konuşur dururlar. Süper Kibar Alman alt komşuları, insan gibi gelip konuşmak dururken, &#8220;balkonlar arası 3 santim mesafeli kibar bir mühendislik harikası binamızda, balkonda yüksek sesle konuşulması, gülünmesi ve hatta büyüklere dil çıkarılması yasaktır&#8221; kısmının altını çizdiği kuralları posta kutularına önceki hafta atmış olduğundan, neredeyse fısıldamaktadırlar. Gerçi o yazı bizim kaba Türkler tarafından buruşturulup, tüm iyi niyetiyle komşularının kurallara uymasını bekleyen Kibar Alman&#8217;ın posta kutusuna geri atılmıştır ama o ayrı hikayedir. Türkler yine de fısıldamakta, ve dil çıkarmamaktadırlar. Ne olduysa, o sırada olmuştur. Tek başına düşünürken, hayatta kural ile düzenlenmemiş bir açık bulan bir Kibar Alman, balkondan aşağı tükürmeye karar verir. Apartman kurallarına iyice göz gezdirip emin olduktan sonra, savuruverir salyalarını. Aşağıdan gelen fısıldamalar hırlamaya dönüşünce, anayasalarında birilerinin kafasına tükürmekle ilgili maddeyi hatırlar ve özür dilemeye karar verir. &#8220;Kusura bakmayın&#8221;, der Kibar Alman, &#8220;sanırım kafanıza tükürdüm&#8221;. Kibiri canavar ve wisdom insanları, o sırada kopmuş gitmiş, kahkaha denizinde kedi balığı avlamaktadırlar.</p>
<p>Diğer vukuatsa ne yazık ki aynı sevinç püskürmesiyle sonlanmamıştır. Hatta, diğer vukuat hala sonlanamamıştır bile. Yazar anlatacaklarının devamını okuyanların hayal gücünün kapısına bırakıp kaçmıştır belki de&#8230; Bir gün iş çıkışı, bütün gün işe yaramış olmanın dayanılmaz hafifliğiyle tren istasyonuna uçan yazarımız, iki buçuk yuro peşin ödediği tren biletiyle, on dakika uzaklıktaki Backnang ziyaretini iple çekmektedir. Telefonu acı acı ve hatta tatlı ekşi çalar. Zil sesinin sos olmasından karnının acıktığını anlasa da, telefonu açarak zaman kaybetmeyeceği bir ortamdadır. Karşı tarafta wisdom vardır. Ona acilen trenden inip, beyaz tavşanı takip etmesini veya odasına geri dönmesini tembihler. Bir dizi &#8220;hadi hayırlısı&#8221; eşliğinde, yanan biletini anmak için trene el salladıktan sonra yola koyulur yazarımız. On beş dakika daha yürümüş, ancak kendinden istenileni yapmıştır. Varınca öğrenir ki, durum şudur: Binanın sorumlusu olarak kendi kocaman bir dairede kalıp, küçük odalara tıktığı misafirlerine zaten dar olan odalarını minyatür eden bir Kibar Alman hanımefendi, yazarımızın odasını dağınık bulmuştur. Bir taraflarını sadece kağıtla silip, o kağıdı çöp kutusu yerine tuvalete atınca kendilerini modern sananlardan bir Kibar Alman&#8217;ın garip ama gerçek tavsiyeleriyle on beş dakika kısık ateşte azarlanır yazarımız. Özel hayata sıfır saygıları olduğu için rastgele bir günde odaya dalıp temizlik bahanesiyle araştırma yapabilen bu Alman&#8217;a ne dense boştur. Bilinen en az harfli kelime olan &#8220;ok&#8221; ile yetinilir, nitekim. Odada tetikte yaşanmakta, eve çıkmak için yapılan planlar sayfaları kaplamaktadır.</p>
<p>Tespit yaptım, sonraki cümlelerde duruyor. Tuvalette bir taraflarını yıkama gereksinimi duymadan, sadece kağıda silinirler. O kağıdı tuvalete değil de çöp kutusuna atarsanız, hijyen kural kitabının ilgili maddesini okuyup okuyup deliye dönerler. Türk yemeklerine &#8220;yağlı&#8221; derler, sonra size ateşte çevirdikleri domuzun içine kafalarını nasıl soktuklarını anlatır, üstünü &#8220;hihohoho&#8221; ile kapatırlar. Acayip etik ve doğrucu takılırlar, sandalyenizi boş bulurlarsa da kapmaktan geri kalmazlar. Bizim domuz eti yemeyip de her gün ot çeken vatandaşlarımızı fazlasıyla haketmektedirler, kısacası.</p>
<p>Daha önce dediğim gibi, bir de bunların grup versiyonu vardır. Grupal-manlar, kuralları unutmak için içip içip, en fazla &#8220;sokakta bağırılmaz&#8221; kuralını topluca çiğneyip, ilerleyen yaşlarında bunu &#8220;biz eskiden pankçıydık metalçiydik süperdik biz&#8221; diye anlatabilirler. Onlar için anlatılacak hikayem olmadığı için mutluyum.</p>
<p>Önemli olsa gerek: Bu K.A. sınıfı, nüfusun yüzde yirmisini oluşturmaktadır. Almanlar arasında gayet süper insanlar da vardır. Irkçı değilimdir. Milliyetçi bile değilimdir. Yazının okuduğunuz versiyonu, sinirim geçtikten sonra tekrar okunup yumuşatılmış olmakla beraber, ilk versiyon hiç yayınlanmamıştır; yayınlanmayacaktır da. Noktalı virgüle kadar düşündüm bunun üzerinde, kolay kolay değişmez yani.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kimsebeniokumuyor.com/2009/09/kibar-almanlar-bunlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Noch Ein Bier Bitte!</title>
		<link>http://kimsebeniokumuyor.com/2009/06/noch-ein-bier-bitte/</link>
		<comments>http://kimsebeniokumuyor.com/2009/06/noch-ein-bier-bitte/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Jun 2009 22:09:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>egecan</dc:creator>
				<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[almanca]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[bilet]]></category>
		<category><![CDATA[blog]]></category>
		<category><![CDATA[bunalım]]></category>
		<category><![CDATA[deneme]]></category>
		<category><![CDATA[dil]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[gözlem]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[sokak]]></category>
		<category><![CDATA[Stuttgart]]></category>
		<category><![CDATA[Sulzbach]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[yazı]]></category>
		<category><![CDATA[yorum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kimsebeniokumuyor.com/?p=230</guid>
		<description><![CDATA[Almanya 101 -Ege'nin başına alamanyalarda neler geldi? Yazdım bile^^]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Evet, klişe olduğunu biliyorum ama gittiğim ülkenin dilinden saçma bir cümleyle yazıya giriş yapmak bana hala eğlenceli geliyor. Dilini bilmediğim bir ülkeye, oranın dilini öğrenmeye ve iki sene de eğitim görmeye geldim. Her ne kadar eğitimim İngilizce de olsa, Almanlar kendi aralarında konuşurken sırf ben varım diye İngilizce kasmadığından dolayı, acilen Almanca öğrenmem lazım. Stuttgart&#8217;a bağlı Sulzbach kasabasında, şehir merkezine kırk iki kilometre, daha doğrusu 5,5€ uzakta yaşıyorum. Evet, burada tren bileti çok pahalı.</p>
<p>Geleli henüz bir hafta olmasına rağmen, oturma iznim çıktı sayılır, banka hesabımı açtım ve hatta sigortalandım. Buraya gelene kadar vize derdinde ne bunalımlara girdim ama geldikten sonra bakıyorum da artık işler hızlı yürüyor. Adamlarda acayip bir iş disiplini var. Buraya gelen yabancılar da (ve özellikle de Türkler) bundan fazlasıyla etkileniyorlar. Yani, hem &#8220;vay anasını&#8221; diyor, hem de örnek alıyorlar.</p>
<p>Sulzbach acayip ağaçlık bir yer. Murr nehrinin kıyısındaki Sulzbach&#8217;tan bahsediyorum (&#8220;Sulzbach an der Murr&#8221; diyorlar). Nitekim, aynı isimle birkaç tane daha kasaba var. Bizim Levent semtleri gibi birşey işte. Tren biletini, yani o pahalı bileti alırken çok dikkat etmek gerekli. Neyse ki, bilet makinelerinde Türkçe seçeneği de var!<span id="more-230"></span></p>
<p>Burada yaşayan Türk sayısı, beklentilerimin çok ötesinde. Hani abartacak olsam, yüzde yirmi diyesim geliyor. Sokakta yürürken burnunuzdan kebap kokusu, kulağınızdan Kral tv tadında şarkılar eksik olmuyor. Gerçi, buradaki Türkler pek kimliklerini belli etmeyi de sevmiyorlar. Aslında, bunun sebebi çok açık: Türk olduğunuzu söylediğiniz anda, size karşı hareketleri böyle zoraki bir &#8220;ah işte acınası azınlık, hadi iyi davranalım, kırılmasın&#8221; kıvamına gelirken, kurdukları cümlelerin karmaşıklığı da en aptalın anlayabileceği düzeye iniyor. Bunu kötü niyetle yapmıyorlar ama, yine de rahatsız edici.</p>
<p>Yiyeceklerse gayet iyi. Domuz etiyle de bir problemim olmadığından, ne bulursam deniyorum. Özellikle mikrodalga yiyecek sektörünün olayı aştığı söylenebilir. Sen bizim kebabı al, dondur, pakete koyup sat ve ısıtınca gayet şahane olsun? Schön! &#8220;Abi Döner&#8221; diye bir kebapçıda, hayatımda yediğim en güzel (ama en pahalı) döneri yediğimi de söylemeliyim. O neydi yahu? Çok mu açtım acaba? Bir de maden suyu olmayan, sade su bulabilsem keşke. Tutturmuşlar, maden suyu içiyorlar. Bir de üzerinde &#8220;medium&#8221;, &#8220;soft&#8221; veya &#8220;strong&#8221; diye gaz seviyesini yazıyorlar. &#8220;Bildiğin su&#8221; yazanına bakındım ama bulamadım. Şaka bir yana, musluk suyu içtiğim bile oldu. Sevmiyorum öyle gazlı gazlı.</p>
<p>Stuttgart maratonu, Backnang sokak festivali, Alman hippilerin doğumgünü partisi gibi alakasız organizasyonlarda sürekli gözlem yaptım. Hani bizim şu &#8220;Alman dediğin disiplinlidir ve çok katıdır&#8221; önyargısı var ya; düpedüz yanlış! Bu adamlar gayet neşeli ve eğlenceli olabiliyor. Trafik kurallarına (hatta tüm kurallara) çılgınlar gibi uyuyorlar diye onları suçlayamayız, değil mi?</p>
<p>Burada odamda kalmaya dayanamıyorum. Oturma iznim kesinleşince yarım zamanlı çalışacak olduğum L-mobile&#8217;ın çalışanlarına ayırdığı küçük odalardan birinde kalıyorum. Merkezi klima, lcd televizyon, elektrikli jaluzi ve şimdi aklıma gelmeyen bir ton konfor unsuru var ama şu &#8220;altın kafes&#8221; meselesi her zaman geçerli. Şimdi blog yazarken bile üç beş kere iç geçirip İstanbul&#8217;u düşündüm. İnsanın evi gibi yok tabii&#8230; Belki de burada odada kalmasam da ev tutsam, bu duygu geçer? Denemesi biraz pahalı olacağından, bu fikir bir süre beklemeli.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kimsebeniokumuyor.com/2009/06/noch-ein-bier-bitte/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>En Son Kaydettiğim Yerden Devam Et!</title>
		<link>http://kimsebeniokumuyor.com/2008/09/en-son-kaldigim-yerden-devam-et/</link>
		<comments>http://kimsebeniokumuyor.com/2008/09/en-son-kaldigim-yerden-devam-et/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Sep 2008 09:23:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>egecan</dc:creator>
				<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[anahtar]]></category>
		<category><![CDATA[blog]]></category>
		<category><![CDATA[Ders]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[eksiklik]]></category>
		<category><![CDATA[gelecek kaygısı]]></category>
		<category><![CDATA[ist]]></category>
		<category><![CDATA[meslek]]></category>
		<category><![CDATA[monolog]]></category>
		<category><![CDATA[öğren]]></category>
		<category><![CDATA[olog]]></category>
		<category><![CDATA[psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[takıntı]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kimsebeniokumuyor.com/?p=107</guid>
		<description><![CDATA[Okul başlamıyor bu sene. Her geçen günün daha da şiddetli olarak hatırlattığı, sürekli bir eksiklik hissettiren bir durum. Evden çıkarken, anahtarı almayı unutmuşsunuz gibi bir şey. &#8220;Yahu daha dün başlamıştık sanki&#8221; laflarıyla bezenmiş, bütün üniversiteden arkadaşların diyalogları. Okulda hala yapmadığım birşeyler olmalı. Seçmelisinden temeline bütün dersleri aldım, kantinde oturmadık sandalye bırakmadım, festivaline katıldım, &#8220;gencim&#8221; bahanesiyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Okul başlamıyor bu sene. Her geçen günün daha da şiddetli olarak hatırlattığı, sürekli bir eksiklik hissettiren bir durum. Evden çıkarken, anahtarı almayı unutmuşsunuz gibi bir şey. &#8220;Yahu daha dün başlamıştık sanki&#8221; laflarıyla bezenmiş, bütün üniversiteden arkadaşların diyalogları. Okulda hala yapmadığım birşeyler olmalı. Seçmelisinden temeline bütün dersleri aldım, kantinde oturmadık sandalye bırakmadım, festivaline katıldım, &#8220;gencim&#8221; bahanesiyle saçmaladım&#8230; Kısacası, üniversite öğrencisi olmanın tüm olanaklarından faydalandım ama birşey eksik! Acaba öğretinin içeriğinden mi tatmin olmadım, &#8220;ekonomist&#8221; kabuğunu mu yadırgadım yoksa, sinir olduğum bir öğretim görevlisinin kafasına taş atamadım diye mi bu takıntım? Cevabını bilmediğim sorular için olasılıkları saymayı bırakmam gerek; kafam, daha da karışıyor.</p>
<p>Belki de sonu &#8220;ist&#8221; yerine &#8220;olog&#8221; ile biten bir meslek bulmalıydım. Makinist ve hatta çapulcu aktivist&#8217;i hatırlatan ekonomist (iktisatçı, evet) ünvanı yerine; jinekolog, sosyolog, antropolog, biyolog, teknolog, psikolog ve benzeri karizmatik isimli mesleklerden birini edinseydim, tatmin olacaktım belki. Olamadım ama, kimsenin okumadığı ve koskoca bir mon<strong>olog</strong> olan bir b<strong>log</strong> yazmaya başladım. Yetmez mi dersiniz?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kimsebeniokumuyor.com/2008/09/en-son-kaldigim-yerden-devam-et/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Balkonun Kapısını Açık Bırakmadım!</title>
		<link>http://kimsebeniokumuyor.com/2008/07/balkonun-kapisini-acik-birakmadim/</link>
		<comments>http://kimsebeniokumuyor.com/2008/07/balkonun-kapisini-acik-birakmadim/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Jul 2008 23:14:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>egecan</dc:creator>
				<category><![CDATA[bunluk]]></category>
		<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[araba]]></category>
		<category><![CDATA[ayıp]]></category>
		<category><![CDATA[bunalım]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal]]></category>
		<category><![CDATA[fena]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[merdiven]]></category>
		<category><![CDATA[neler oluyor]]></category>
		<category><![CDATA[pilot]]></category>
		<category><![CDATA[sabah]]></category>
		<category><![CDATA[sıkıntı]]></category>
		<category><![CDATA[yanlış]]></category>
		<category><![CDATA[yorum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kimsebeniokumuyor.com/?p=91</guid>
		<description><![CDATA[Bugünlerde durgunlaştım yine. Hatta, elimdeki bulguları birleştirince, bunalımda olduğumu söyleyebilirdim ama eminim ki değilim, çünkü mutsuz değilim. Mutlu olduğum için mi rahatsızım, yoksa mutluluğumdan rahatsız olanlar yüzünden mi tedirginim; bilemiyorum. Çok garip, duygusal tecrübeler yaşatıyor bana bu sahte bunalım. Bunlardan en ilginciyse, sık sık yaşadığım yabancılaşmalar. Herhangi bir konuşmanın ortasında, araba kullanırken, merdivenleri çıkarken ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">Bugünlerde durgunlaştım yine. Hatta, elimdeki bulguları birleştirince, bunalımda olduğumu söyleyebilirdim ama eminim ki değilim, çünkü mutsuz değilim. Mutlu olduğum için mi rahatsızım, yoksa mutluluğumdan rahatsız olanlar yüzünden mi tedirginim; bilemiyorum. Çok garip, duygusal tecrübeler yaşatıyor bana bu sahte bunalım. Bunlardan en ilginciyse, sık sık yaşadığım yabancılaşmalar. Herhangi bir konuşmanın ortasında, araba kullanırken, merdivenleri çıkarken ve hatta hiçbir şey yapmadan dururken; bütün her şeyden sıyrılıp, yaptığım işi otomatik pilota devredip, kendimi ve içinde bulunduğum ortamı dışarıdan seyretmeye başlıyorum. Bununla da kalmayıp, her an, her şeyi sorgulamaya başlıyorum. Mesela; evliliğin, o akşam sevişeceğinizi akrabalar başta olmak üzere mümkün olduğunca fazla sayıda insana duyurmak olduğuna dair yüzeysel ve &#8220;fena&#8221; bir yargıya, uzun uzadıya düşündükten sonra varmış bulunuyorum ve bulunduğum yerin, &#8220;normal insanlarca&#8221;, yanlış yola saparak varılan &#8220;sapık&#8221; bir konum olarak görüldüğünü de gayet iyi biliyorum. Kısa bir mesafeyi yürüyecekken, içimden rastgele bir sayı seçip, her adımda bu sayıyı bir eksilterek ilerlerliyorum ve sıfırı bulursam moralim de sıfırlanıyor.<span id="more-91"></span> Trafikte -haklı veya haksız- korna çaldığımda, birisinin moralini gereksiz yere bozmuş olabileceğimi düşünüp, üzülüyor ve bu üzüntü geçmeden kesin bir korna yiyip, daha da üzülüyorum. Ne eksik kaldı? Hah! Kendime dert ettiğim küçük meselelerim de var. Akşam yatmadan önce, &#8220;iyi geceler&#8221; dediğim biriyle tekrar karşılaşırsam veya işten çıkarken herkese &#8220;iyi çalışmalar, ben çıkıyorum&#8221; diyip de geri dönmek zorunda kalırsam ve hatta sabah günaydın dediğim biriyle gün içinde tekrar karşılaşıp da bir selam ünlemi bulamazsam, içimi sıkıntı basıyor. Neler oluyor? Kapıyı da açık bırakmadım cidden (Sözle söylediklerimin yeterince inandırıcı olmadığına dair de bir paranoyam var; evet). Neyse ki, herşeye rağmen bunalımda olmadığımı bildiğim için mutluyum. Yani, aslında, mutlu olduğum için, bunalımda değilim. Ya da, her ikisi de&#8230; Neyse işte.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kimsebeniokumuyor.com/2008/07/balkonun-kapisini-acik-birakmadim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir ÖSS Daha Geçti, Benim Aklım 2004&#8242;te</title>
		<link>http://kimsebeniokumuyor.com/2008/06/bir-oss-daha-gecti/</link>
		<comments>http://kimsebeniokumuyor.com/2008/06/bir-oss-daha-gecti/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Jun 2008 12:10:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>egecan</dc:creator>
				<category><![CDATA[geyik]]></category>
		<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[kurgu]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[deli]]></category>
		<category><![CDATA[Ders]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[karalama]]></category>
		<category><![CDATA[küçük]]></category>
		<category><![CDATA[öğren]]></category>
		<category><![CDATA[ÖSS]]></category>
		<category><![CDATA[ÖZZ]]></category>
		<category><![CDATA[şiir]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>
		<category><![CDATA[test]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kimsebeniokumuyor.com/?p=89</guid>
		<description><![CDATA[Annemlerin evindeki eski odamı karıştırırken bulduğum karalama defteri, ÖSS&#8217;ye hazırlanırken ne kadar zor bir dönemden geçtiğimi hatırlattı. Oynatmaya az kalmış ama ucuz kurtulmuşum sanırım. Okurken zaman zaman &#8220;eskiden ne aptalmışım&#8221; dedirten karamalarımdan bazı ilginç yerleri paylaşmak istedim: Cafeye gitmeyeceğime yemin ettim, bugün tarihi bir gün: 22/12/03 (evde bilgisayar da yok, bunun yanında). ÖZZ (öğrenciye zıçıp [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Annemlerin evindeki eski odamı karıştırırken bulduğum karalama defteri, ÖSS&#8217;ye hazırlanırken ne kadar zor bir dönemden geçtiğimi hatırlattı. Oynatmaya az kalmış ama ucuz kurtulmuşum sanırım. Okurken zaman zaman &#8220;eskiden ne aptalmışım&#8221; dedirten karamalarımdan bazı ilginç yerleri paylaşmak istedim:</p>
<blockquote><p>Cafeye gitmeyeceğime yemin ettim, bugün tarihi bir gün: 22/12/03 (evde bilgisayar da yok, bunun yanında).</p></blockquote>
<blockquote><p>ÖZZ (öğrenciye zıçıp zıvama) sınavı dolayısıyla odama kapanmış bulunmaktayım, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.Yanıt vermezsem, hıncınızı kapıdan çıkarabilirsiniz. Miyav!</p></blockquote>
<blockquote><p>Benim boyum hala uzuyor mu yoksa artık enine mi gitmeye başladım? (Yaşa ÖZZ) Bana dokunmayan yılan burj al arab&#8217;da yaşasın.</p></blockquote>
<p><span id="more-89"></span></p>
<blockquote><p>Osman vardı ya bizim oradan Öldü ya sonra düşüp damdan Dikelim biz de bir fidan Koyalım adını cavidan Ne şekerdir senin kaynanan Bak onun adı da cavidan Görürsün artık aydan bile baksan Ne senden vazgeçerim ne yardan  Baytsız hayat bana bir zindan Sıçtık şiire, yeniden mi başlasayDAN?</p></blockquote>
<blockquote><p>Eğer bana bu defteri yazıyla doldurmamı söyleselerdi yapabilirdim ama demediler&#8230; Peki sorduk mu dediler mi diye? Peki deyip demediklerini veya/hatta dediğini sorup sormadığını veya sormayıp ne yaptığını sorduk mu ki?</p></blockquote>
<blockquote><p>Bu özel dersler beni bıkkınlık derecesinde kısıtlamaya başladı. sanki eriyor gibi hissediyorum. Eve gelip bir rahat uzanamadan bir adamın yanına dikilip (çakılıp) kafa sallamak; sırf ÖZZ için, katlanılacak şey değil. Hep çalışmadan başarmanın yollarını bulmaya çalışan Ege&#8217;nin karşısına çıkan bu engel sağlam çıktı. Bir toslasak da aklımız başımıza gelse ama nerde(&#8230;) ben adam olmam. Bu arada sabahtan beri geçip duran ambulanslar da nesi; nüfusun yarısı kalp krizi mi geçirdi? Heh!</p></blockquote>
<blockquote><p>Şimdi evde kös kös ve pös pös oturmuş (her ne demekse) hoca bekliyorum. Aslında, gelen, yanında çakılıp oturacağım bir tip değil ama ben yine de bu kekleme safhasını hiç sevmiyorum. Yazık, şimdi yağmur yağıyor ve kızın nasıl geleceği hakkında bir fikrim yok. Bir saat gecikti ya, neden ki?! Acaba yolda yürürken topuklu ayakkabısının topuğunu bir çukura basınca kırıp, bunun üzerine girdiği bir ayakkabıcıda sıra bekliyor olma ihtimali nedir? Ece odama geldi şimdi, gereksiz şirinlik yapıyor. Test çözer gibi yaparken dikkatim dağılmasın diye odamda saat bile yok, pff. Yahu bir saat gecikmiş bu kız acaba ayakkabı tamircisi hikayesi doğru mu oldu? Belki de tamirciye aşık olmuştur&#8230; belki&#8230;</p></blockquote>
<blockquote><p>(&#8230;) her ne kadar bu sene derste not tutup, başarılı bir öğrenci portresi çizeceğimi söyleyip kendimi kandırsam da, kendim, kandırıldığını fark ederek bu küçük oyundan kurtulup, özüne dönüverdi. Yine serseriyiz adına&#8230; yok gölgenin gücü&#8230; &#8220;ler&#8221; miydi? Mmgh!</p></blockquote>
<blockquote><p>(&#8230;)son derece deli bir insan, son derece yağmurlu bir günde&#8230; kapı çaldı! Hocalar da hep yağmurlu güne buluy&#8230; **!</p></blockquote>
<blockquote><p>Hoca geldi gitti ve aradan bir gün geçti ama hala içim sıkkın ya, odama kısılmış duruyorum yine. Bir kurumun (lüzumsuz bir kurum) yaptığı bir sınav için bütün gün odama kapanıp ders çalışır gibi yapıyorum. Neden üniversiteler kendi sınavlarını yapmıyor da ben bir sürü ezikle aynı sınava girmek zorunda kalıyorum? Millet deli gibi çalışıyor diye benim de eve hatta odama kapanmam çok saçma. Neyse en iyisi Beşiktaş&#8217;a akmak&#8230; annem kızar mı acaba?</p></blockquote>
<p>ÖSS&#8217;ye çalışmakta olan bir ergenin saçma ve karalama kağıdının boş köşelerinde başlayıp, birkaç satır altta biten haykırışları, şimdi beni çok güldürüyor tabii ki. Bunlar gibi saçma yazılarla doldurduğum yüzlerce sayfaya harcadığım zamanı soru çözmek için kullanmadığımdan dolayı en küçük bir pişmanlığım da yok ayrıca. Hangi üniversitede değil de, hangi bölümde okuduğunuzun önemli olduğunu ancak sonradan kavrıyorsunuz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kimsebeniokumuyor.com/2008/06/bir-oss-daha-gecti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yazın Yazı Yazmak</title>
		<link>http://kimsebeniokumuyor.com/2008/06/yazin-yazi-yazmak/</link>
		<comments>http://kimsebeniokumuyor.com/2008/06/yazin-yazi-yazmak/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Jun 2008 21:27:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>egecan</dc:creator>
				<category><![CDATA[geyik]]></category>
		<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[adliye]]></category>
		<category><![CDATA[adliye sarayı]]></category>
		<category><![CDATA[araba]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[banka]]></category>
		<category><![CDATA[çağlayan]]></category>
		<category><![CDATA[çevreyolu]]></category>
		<category><![CDATA[dava]]></category>
		<category><![CDATA[endişe]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[kilometre]]></category>
		<category><![CDATA[saray]]></category>
		<category><![CDATA[sıkıntı]]></category>
		<category><![CDATA[swh]]></category>
		<category><![CDATA[yazı]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kimsebeniokumuyor.com/?p=75</guid>
		<description><![CDATA[Yer: Avcılar. Akşamüstü. Zaman, tam olarak, bankaların kapanmasına beş kala. Saatte yüz kırk kilometre hızla giden bir araba. İçinde ben. Benim de içimde bir sıkıntı. Ne olduğu belirsiz bir şekilde beynimi zorlayıp, saçma düşüncelere yöneltiveriyor. Bankaya yetişmekten çok, İstanbul&#8217;da yaşayanların onda biri, birbirine dava açsa, Çağlayan&#8217;da (şimdilik bir temelden ibaret olarak) &#8220;avrupa&#8217;nın en büyük adliye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img class="size-full wp-image-76 alignright" style="float: right;" title="Saçma Güneş" src="http://kimsebeniokumuyor.com/wp-content/uploads/2008/05/rdsun.jpg" alt="Güneşimsi" width="185" height="184" />Yer: Avcılar. Akşamüstü. Zaman, tam olarak, bankaların kapanmasına beş kala. Saatte yüz kırk kilometre hızla giden bir araba. İçinde ben. Benim de içimde bir sıkıntı. Ne olduğu belirsiz bir şekilde beynimi zorlayıp, saçma düşüncelere yöneltiveriyor. Bankaya yetişmekten çok, İstanbul&#8217;da yaşayanların onda biri, birbirine dava açsa, Çağlayan&#8217;da (şimdilik bir temelden ibaret olarak) &#8220;avrupa&#8217;nın en büyük adliye sarayı&#8221; olmayı bekleyen yapının yetip yetmeyeceği gibi garip şeyleri düşünüp, endişeleniyorum. Sakın birbirinize durup dururken dava açmayın. Yetmeyebilir çünkü bence. Çevreyolunun ortasına &#8220;<acronym title="Smiley Was Here">SWH</acronym>&#8221; yazıp, üzerinden geçen herkesi, -bilmem kaçıncı- dereceden cinayetle suçlayıp, kapasiteyi tek başıma doldurasım da var aslında.</p>
<p style="text-align: justify;">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kimsebeniokumuyor.com/2008/06/yazin-yazi-yazmak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
