Her akşamın üzerinde yaptıklarımı ezberlemiş iç ses. Güldürürken düşündüremeyip, sadece sırıtmalarını sağladığımı tekrarlar durur. Kumlu televizyon ekranındaki yüzler, ağlamazlar ki hiç. Bir dediğimi iki etmeseler de, ağlatmayı başaramadım henüz.
Tepeden baktığın insanların tepelerine çıkmaya çalışmamanın tek sebebinin yükseklik korkun değil ama tırmanmayı bilmemen olduğunu bilir miydin? Öğrenmen gereken çok şey var ama asla öğrenemeyeceklerin hep daha fazla. Öğrenmemek ayıp değildir; öğrenmemek, dürüst olmaktır. Beni tepede hissettiren kulemde düşünürken, çok aşağıladım seni; her kimsen.
Gözcü kulemden, aralarına karışmak için acele etmeyerek ve az kalsın merdivenden yuvarlanarak ayrıldım. Felsefeyle gönül eğlendirerek geçmezdi hayat. Dokunsalar ağlayacak ama dokunan kimsesi olmadığı için ağlamak bilmeyen bir adam olmak istemedim yani. Yoksa, aranıza hala ilgisizim.
Basit ama dönüşü olmayan bir yoldur kuleminki. Her iki tarafı da evin sanıp, sonra dönmeyi umarak gidersin. Yolda yaya geçitleri hayatını kurtarır, üzerlerine basıp geçersin. Gidiş yolunda tekrar görmeyi umduğun ama umursamadığın ayrıntılardır bunlar.

